Stratejik Yönetim vs Stratejik Yönetişim Kavramları

Merhabalar; Blog’umun asıl konusunu oluşturacak olan ve bu anlamda yönetim, strateji, stratejik planlama vb. yönetim ilkeleri üzerine mevcut ve aday yöneticiler için temel teşkil edecek konularımıza kavramsal ifadelerle başlamak istiyorum. Elbette konunun giriş kısmı birçok yönetici ve yönetici adayını sıkabilir. Geleneksel yönetim anlayışımızın dışına çıkmak istiyorsak elbette bu kavramları temelden hafızamıza aşina yapmak zorundayız.

Geleneksel Stratejik Yönetim ve Gelişen değişen dünyada kavramın şeklini değiştirmek zorunda kaldığımız Stratejik Yönetişim Kavramlarının arasındaki farkların barındırdıkları anlamda yattığını göstermiş olacağız.

Kavram olarak; “Stratejik Yönetişim”  geleneksel “Stratejik Yönetim” kavramından farkını anlayabilmek için öncelikle Stratejinin tanımına göz atalım.

Strateji kavramını üç farklı şekilde ifade edebiliriz. Peki nedir bu tanımlar;

  1. Genel anlamda; Sürme, Gönderme, Götürme ve Gütme anlamları kullanıldığı gibi,
  2. Askeri terimlerde strateji; Bir savaş esnasında veya savaşa hazırlık esnasında ordunun hareket ve operasyonunun tasarlanıp yönetilmesi sanatı olarak ifade edilebilir. Askeri stratejin amacı her daim zaferdir.
  3. Günümüz dünyasında işletmeler açısından Strateji kavramı; yönetimsel ve karar sistemlerinde karşımıza çıkan bir kavramdır. Bu anlamda işletmenin, şirketin yada örgütün üst yönetimi tarafından işletmeye/Şirkete/örgüte vb. ait amaç ve misyonlarını yerine getirmek için yaptıkları uzun vadeli planlar olarak açıklanabilir.

Stratejik yönetimin karar destek sistemleri açısından analitik olarak bazı kısımlarda incelemek mümkündür. Bu kısımlar günümüzün geleneksel “stratejik yönetim” kavramının temelini oluşturan evreleri mevcuttur. Elbette Stratejik Yönetim kavramı yöneticilerin misyon ve amaçlarını gerçekleştirmek, elde etmek için ortaya koydukları uzun dönemli planlamalar da dikkat ve titizlikle her evresinde kontrollü bir biçimde yürürlüğe konmasında orta düzey yöneticileriyle yönetişmesine bağlıdır. Bu da geleneksel Stratejik Planlama ve Yönetim kavramının karşısına Stratejik Yönetişim kavramını çıkarmaktadır. Tepe yönetimde bulunan yöneticilerde birer “yönetişimci” olarak adlandırılırlar.

Çünkü geleneksel yönetici, insanı “Yönetilebilir”, “Yönetilecek”, “Yönetilmesi Gereken”, “Yönetilmesi Zorunlu” gibi yanlışlara düşerek misyon ve amaçlarına erişmekte başarısız olacaktır. Bu bağlamda çağdışı olarak adlandırdığımız tanımıyla yönetici; “yönetme gücünü elinde bulunduran kişi” tanımını gelişen ve değişen yeni yönetim kavramında ret edilmelidir. Çünkü bu güç veya iktidar ilişkisi çalışanlarımıza yöneliktir. Çünkü çalışanlarımız yine bu geleneksel tanımda “yönetilenler” olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu da “Yönetici-Yönetilen” kopuşmasını beraberinde getirmektedir. Bu yönetim anlayışının getirdiği sıkıntılarda mevcuttur. Eğer bunlardan birkaç tanesini sıralarsak;

  • Çalışana ait özgüveni yıpratma ve yıkım
  • Huzursuz kılma, Tedirgin etme, “Mobbing”
  • Cesaretini kırmak
  • Ödüllendirmeme
  • İğneleme
  • Aşağılama
  • Çalışana karşılık kötü vücut dili

Gibi sıralanacak birçok sıkıntı yazılabilir.

Bu anlamda yeni yönetişim anlayışında; Çalışanlarımıza ait yeni bir kavram olarak tanım yapacak olursak; “Ayrıcalıklı İç Sosyal Paydaş”

                                         

Müşterilerimiz için; “Ayrıcalıklı Dış Sosyal Paydaş”,

                           

Ortaklarımız için ise; “Ayrıcalıklı Stratejik Paydaş” olarak yeniden tanımlama yapmalıyız.

                                     

Bir sonraki yazımızda İyi bir yönetişimci olarak Ayrıcalıklı İç Sosyal Paydaş, Ayrıcalıklı Dış Sosyal paydaş ve Ayrıcalıklı Stratejik Paydaşlarımıza ait kavramların içini doldurmaya çalışacağız.

Faydalı olması temennisiyle.
 





Yazıyı Sosyal Medyada Paylaş





Rastgele Gönderilerim